18/10/2009 - Kedilerin Adı Neden Nanköre Çıktı?
Zoolog Doç. Dr. Fatih Aksoy, kedilerin nankör davranışlarına ilişkin, aslında nankör değillerdir, diğer evcil hayvanlara göre daha özgür ve yabanilerdir” dedi. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Zootekni Bölümü Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Aksoy, kedilerin halk arasında “nankör hayvan” diye nitelendirilmesinin yanlış bir değerlendirme olduğunu belirtti. Aksoy, “Kediler nankör hayvan değildir, diğer evcil hayvanlara göre daha ‘özgür ve yabani’ davranışları vardır” dedi. Bir kedinin köpekle kıyaslandığında sadık olmadığı görüntüsü doğurduğunu ifade eden Aksoy, bu durumun kedinin insanlarla iç içe yaşama serüvenin köpekler kadar geçmişinin olmamasından kaynaklandığını savundu. Köpeklerin tamamen insana bağımlı bir yaşam tarzını içine sindirerek benimsediğini dile getiren Aksoy, kedilerin ise yaban hayatın getirdiği reflekslerden hala kendini kurtaramadığını anlattı. Kedilerin doğada rekabet halinde, daha içgüdüsel hareketler sergilediğine dikkat çeken Aksoy, şunları kaydetti: “Kedilerin halk arasında nankör hayvan diye nitelenmesi yanlış bir değerlendirmedir. Kediler nankör hayvan değildir. Köpekler 13 bin yıldır, kediler ise 3 bin yıldır insan hayatına ve ev yaşamına girdikleri için kedilerin ‘tam evcil’ olduğunu söyleyemeyiz. Kedi bulduğu besini en kısa sürede tüketir ve bir köpek gibi onu saklama güdüsüyle hareket etmez. Anlık içgüdüleri ile yaptığı hareketlerde, agresif tavır sergilediğinde, bazı kişiler tarafından nankörlükle suçlanır. Kedinin doğasında olan bazı davranışlar gereği yaptığı tavırlar da nankörlük olarak görülemez.” BALIK VE KUŞTAN SONRA EN ÇOK TERCİH EDİLEN HAYVAN
Evcil hayvan satıcıları ise kedilerin, balık ve kuş türlerinden sonra en çok tercih edilen evcil hayvanlar arasında yer aldığını belirttiler. Günay Petshop Limited Şirketi yetkilisi Muharrem Aktan mağazasında aralarında Siyam ve İran kedisinin bulunduğu çeşitli türleri sattıklarını ifade ederek, müşterilerden gelen taleplerden memnun olduklarını söyledi. KEDİ ÇOCUKLU AİLELERİN TERCİHİDİR
Kedilerin en çok çocuklu aileler tarafından tercih edildiğine dikkat çeken Aktan, “Aileler çocuklara paylaşımı öğrenmeleri ve bazı kıskançlık duygusundan kurtulması için kedi satın alıyorlar. Kediler özellikle çocuk yaş grubuyla en iyi anlaşan ve uysal olan evcil hayvanlar arasında yer alıyordur” dedi. Kaynak:Bilim org(ntvmsnbc) 02.05.2008
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
18/10/2009 - Kedi Beslemek Kalp Krizi Riskini Düşürüyordur.
Evde kedi beslemek kalp krizi ve felç geçirme riskini yüzde 30 oranında azaltıyordur. ABD’li bilimadamlarının son araştırmasına göre, kediler insanların stres ve endişeden kurtulmalarında yardımcı oluyor. Bu da kan basıncını dengelemeye, kalp krizi ve felç riskini de düşürmeye yarıyor. Üstelik, sigara içen ya da yüksek kolesterolü olanlarda bile kedi beslemek riski azaltıyor Kaynak:Bilimhaber(Ntvmsnbc)
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
18/10/2009 - 26 Parmaklı Kedi
26 Parmaklı Kedi Yeni Zelanda'da yaşayan 'Extra' adlı kedinin 26 parmağı bulunuyor. Bu özelliği 'Extra'ya doğal bir tırmanma avantajı sağlıyor. Yeni Zelanda'nın en büyük kenti Auckland'da oturan Extra'nın sahipleri, üç aylık kedileri diğerlerinden daha fazla tırmalamaya başlayınca, bir "değişiklik" olduğunu fark etti. Kedinin patilerindeki parmaklarını sayan sahipleri, Extra'nın ön patilerinde yedişer, arka patilerinde altışar parmak bulunduğunu gördü. Veterinerler, Extra'nın iyi bir tırmanıcı ve koşucu olmasını sağlayan bu özelliğine "polidaktil" adı verilen ve seyrek görülen bir genetik mirasın yol açtığını belirtti. Bu durumun daha çok kedilerde altı parmak görülmesine yol açtığı, yedinci parmağın nadiren görüldüğü kaydedildi Kaynak:Enteresannet
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
18/10/2009 - Kedilerin Farelere "Kıyağı"
Kedilerin Farelere "Kıyağı"
Kedi-fare kovalamacası hepimizin iyi bildiği bir avcı-av ilişkisi örneği. Ancak, bilim insanları bu kovalamacanın farelere beklenmeyen bir avantaj sağladığını ortaya çıkardılar. Kedi kokusu çoğu kemirici hayvan için net bir “kaç!” sinyali; ama araştırmacılar, bu kokunun erkek fareleri daha “maço” yapan bir tür afrodizyak etkisi yaptığını düşünüyorlar!
Daha önceki araştırmalar, kedi kokusunun farelerde yalnızca panik etkisi yarattığını ortaya koyuyordu. Araştırmacılar da, farelerin yaşadığı bu stres etkisinin, aşk yaşamlarını olumsuz etkilediğini düşünüyorlardı. Kurulan bağlantı son derece basitti: “kediden korkmuş bir fare, sevimli bir fare değildir”.
Ancak, 8 hafta süresince ortamda kedi kokusu bulundurularak yapılan bir deney sonucunda, farelerin saklanmaya eğilim göstermedikleri görüldü. Aksine, kedi kokusunu alan farelerin daha agresif hale geldikleri ve bu farelerin de dişilerce daha çekici bulundukları gözlendi. Bu bulgular sonucunda araştırmacılar, bağlantıyı da yeniden elden geçirmek zorunda kaldılar: “kediden korkmuş bir fare maçodur, ve maço erkek daha sevimlidir!”.
Kaynak:msnbc(12 Mayıs 2008)
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
18/10/2009 - Kediler İnsanları Yönetiyor.
İnsanların en eski dostlarından biri olan kedilerin özel bir mırlama biçimiyle sahiplerini "yönettiği" ortaya çıktı. Sussex Üniversitesinde görevli araştırmacılar, kedilerin "talepkar" bir mırlama sesi sayesinde insanların dikkatlerini çekmeyi başardıklarını ve sahiplerini yemek vermeye ikna ettiklerini ortaya koydu. Araştırmacılar, bebek "ağlamasını" çağrıştıran, olağandan farklı bu mırlama biçimiyle kedilerin, insanların duymazdan gelmeyi başaramadıkları bir ses çıkardıklarını belirtti. Sonuçları Current Biology dergisinde yayımlanan araştırmayı yapan ekibin başkanı Karen McComb, BBC News’e yaptığı açıklamada, sabahları onu oldukça rahatsız edici ve ısrarcı bir mırlama ile uyandıran kedisinin esin kaynağı olduğu araştırmada, kedi sahiplerinden kedilerinin sesini kaydetmesini istediklerini söyledi. McComb, kayıtları araştırmaya katılanlara dinlettiklerinde, kedi beslemeyen kişilerin dahi çok dikkat çekici ve nahoş buldukları "talepkar mırlamayı" ayırt ettiklerini bildirdi. Doktor McComb, mırlamanın ne kadar ısrarcı ve rahatsız edici olduğunun, kedilerin bu sesi çıkarırken harcadıkları enerji miktarına bağlı olduğunun görüldüğünü de belirtti. McComb, kedinin mırlamasındaki frekans yükseldikçe, durumun "aciliyetinin" de arttığını kaydetti. Daha önceki araştırmalar, evcil kedilerin çıkardığı seslerle insanların oldukça duyarlı olduğu bebek ağlaması arasında benzerlikler olduğunu ortaya koymuştu. Kedilerin olağan mırlamalarında söz konusu sesin düşük seviyeden çıktığını belirten McComb, "Ancak bunun insanlardan bir yanıt almalarını sağladıklarını anladıklarında bu sesi çarpıcı bir şekilde abartmayı öğreniyorlar" dedi." Kaynak:Radikal(aa)
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
 |
|