2/3/2009 - Galaksiler.......
Galaksiden İzlenimler        Satürn'ün Kırmızı Ötesi Parlaklığı Katkı Sağlayanlar :Görünür ve Kırmızı Ötesi Haritalama Tayfçekeri (VIMS) Ekibi, Arizona Üniversitesi, Avrupa Uzay Dairesi (ESA), Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) Açıklama : Parlak halka sistemleri ve birçok uydusu ile tanınan gaz devi Satürn, Cassini uzay aracından alınan suni renklendirmeli bu görüntüde, tuhaf ve yabancı gözükmektedir. Gerçekte, Görünür ve Kırmızı Ötesi Haritalama Tayfçekeri'nden (VIMS) alınan bu mozaik görüntüde, meşhur halkalar neredeyse görünmez durumda, resmin merkezi boyunca kenardan görülüyor. Resmin sağında (gündüz tarafı), Satürn bulutlarının üst kısmından yansıyan güneş ışığının mavi-yeşil rengi görülüyor. Ama güneşin olmadığı sol tarafta (gece tarafı), gezegenin iç kısımlarındaki ılık karaltılardan gelen kırmızı ötesi ışımanın fener benzeri aydınlığı, Satürn'ün daha alt seviyelerdeki bulut düzeylerini göstermektedir.
Hubble uzay teleskobunun çekmiş olduğu muhteşem Görüntüler      Nebula OluşumuNebula(bulutsu) oluşmadan önce bir yıldızdır. Bu yıldız büyür büyür sonunda ya kahverengi cüce ya nötron yıldızı ya da bir karadelik olur. Fakat bütün yıldızlar bunlardan biri olmadan önce kırmızı süperdev haline gelir. Bu yıldızlar çok büyük oldukları için içten gelen basınç ve yüksek (100.000.000 °C) sıcaklığın etkisiyle uzay boşluğuna gaz salarlar. Bu gaz püskürmeleri oldukça büyük ve hızlıdır. Daha sonraları bu gazlar yakınlaşarak bir gaz bulutu oluştururlar. Bu gaz bulutunun sıcaklığı 15.000 °C den fazladır. Bu sıcaklık ve çeşitli basınçlar oradaki gazlar(Hidrojen)ile birleşerek füzyon reaksiyonu başlatırlar. Bu füzyon reaksiyonu yeni bir yıldızın ilk temelleridir. Daha sonra o minik yıldızlar büyür ve anakol yıldızına dönüştüğü zaman ana yıldız kadar olmasada gaz püskürtmesi yaparlar.Bu arada ana yıldız kahverengi veya beyaz cüce olup ömrünü demir ve karbon yığını olarak tamamlamıştır. İşte yeni bir bulutsu böyle oluşur. Bu bulutsula Gezegenimsi bulutsu olarak adlandırılıyorlardır.
Galaksiler
Evreni oluşturan gök cisimleri belli bölgelerde yoğunluk gösterir. Gök cisimlerinin yoğun olarak bir arada bulunduğu ve düzenli bir sistem oluşturduğu bu bölgelere galaksi adı verilir. Galaksilerin keşfi çok yakın bir geçmişe dayanır. 20. Yüzyılın başlarında yaptığı gözlemler sonucunda bizim galaksimiz (Samanyolu) dışında da galaksiler olduğunu bulan Edwin Hubble, insanların evrene bakış açısını tamamen değiştirmiştir. Galaksiler genellikle tek olmakla beraber bazen gruplar halinde de bulunabilirler. Bu gruplara galaksi kümleri adı verilir. Yakınbir geçmişe kadar galaksileri oluşturan gök cisimlerinin, galaksi merkezindeki dev karadelikler sayesinde bir arada tutulduğu tahmin edilmekteydi. Fakat devasa büyüklükteki galaksileri, bir arada tutmak için gerekli olan kuvveti merkezindeki dev karadeliklerin karşılayamayacağı bu gün bilinen bir gerçektir. Bu muazzam kuvvet evrendeki maddenin %90 kısmını oluşturan ve tanımlanamayan madde de diyebileceğimiz "karanlık madde" tarafından üretilmektedir
Galaksilerin Sınıflandırılması
Galaksiler sınıflandırılırken fiziksel özelliklerinden faydalanılır. 20. Yüzyılın başlarında Edwin Hubble'ın galaksilerin dış görünüşlerine bakarak yaptığı sınıflandırma günümüzde hala geçerliliğini korumaktadır. Bu sınıflandırma için kullanılan yönteme "Hubble Diyapazon Diyagramı" adı verilir
Eliptik Galaksiler
Adından da anlaşılacağı gibi eliptik bir görünüme sahip olan eliptik galaksiler çok az miktarda gaz ve toz bulutu içerirler, çoğunlukla yaşlı (Pop II) yıldızlarından oluşmuşlardır. Genellikle galaksi kümleri içerisinde yer alan bu galaksilerin yarı çapları 1-200 kpc , kütleleri ise 106 - 1013 Mgüneş kadardır. Tam bir küre şekline sahip olan türlerine "E0" adı verilirken, "E7" ismi verilen türlerine kadar giderek elipsleşen bir yapıya bürünürler.
Ortalama tayf türü: K
Lenticulars (Merceğin Yandan Görünüşü
Çoğunlukla galaksi kümeleri içerisinde yer alan "S0" galaksileri, yıldızlar arası gaz ve toz bulundurmazlar. "mercek" de denilen bu tür, genelde yaşlı (Pop II) yıldızlardan oluşur. Şekil olarak eliptik ile sarmal galaksiler arasında bir yere sahip olan bu galaksilerin çekirdek ve diski vardır fakat sarmal kolları yoktur
Sarmal (Spiral) Galaksiler
Sarmal galaksiler evrendeki galaksilerin büyük bir çoğunluğunu temsil eder. Yüksek miktarda toz ve gaz içeren sarmal galaksiler çok parlak bir görünüme sahiptir. Genç (Pop I) ve yaşlı (Pop II) yıldızlar içermektedirler. Ortalama kütleleri 109 - 1011 Mgüneş olan sarmal galaksilerin çapları yaklaşık 5-50 kpc kadardır. Çoğunlukla galaksi kümleri dışında yer alırlar. Çubuklu (SB) ve çubuksuz(S) olmak üzere iki ayrı sınıfta toplanırlar. Sarmal galaksilerin büyük çekirdeğe ve merkeze yakın kollara sahip olan türlerine "Sa" ismi verilirken, daha küçük çekirdek ve daha dağınık kollara sahip olanlarına "Sb", en küçük çekirdeğe ve en dağınık kollara sahip olanlarına ise "Sc" adı verilir. Aynı sınıflandırma çubuklu sarmal içinde geçerlidir. Sadece çubuklu sarmal olduğunu belirtmek için "SB" şeklinde isimlendirilirler. Yine çekirdek büyüklüğü ve kolların dağınıklık sırasına göre "SBa", "SBb" ve "SBc" olarak adlandırılırlar.
Ortalama Tayf Türleri: A, F, G, K
Düzensiz Galaksiler
Yukarıda anlattığımız galaksi türleri arasına girmeyen tüm galaksiler düzensiz galaksiler olarak adlandırılır. Galaksi kümeleri dışında yer alan bu galaksiler genç (Pop I) yıldızlar ile büyük miktarda gaz ve tozdan oluşurlar. Görünüş olarak ayırt edici bir özelliği olmayan bu galaksilerin çapları 1-10 kpc arasında, kütleleri ise 108 - 1010 Mgüneş kadardır.
Kaynak:Astronominet
Nebula Nedir?
Dilimize "bulutsu" diye çevrilen nebulalar,yıldızların arasında görülen, bulut gibi sabit gök cisimleridir Bunlar parlak, ya da karanlık olabilir. Genellikle, içinde yıldız bulunmayan ışıklı gaz kümeleridir. Dağınık ışınları,göze tek noktadan gelen yıldız ışınları gibi kuvvetle çarpmadığı için silik görülürler. Dolayısıyla, teleskopsuz, çıplak gözle görülebilen 5000 yıldıza karşılık, ancak 4 nebula çıplak gözle görülebilir.
Bunlardan ikisi gökyüzünün güney yarımküresinde,öteki ikisi de kuzey yarımküresindedir. Nebulalar da aslında yıldızlar gibi sayısızdır. Sadece Samanyolu'nda yüzlerce nebulanın varlığı kesinlikle bilinmektedir. Bunlara "Galaktik Nebulalar", ya da "Samanyolu Bulutsuları" adı verilir. Nebula deyimi, Latince "pus" karşılığı "nebulae" kelimesinden gelmektedir. Bazı nebulalar ötekilere oranla daha parlak, hiç değilse daha ışıklı görünürler. Bunun nedeni, içlerinde parlak, ışıklı yıldızların bulunmasındandır. Nitekim Orion Takım Yıldızı'nın parlak bir nebulası vardır. Bu nebula çıplak gözle açık seçik farkedilebilir.
"Samanyolu Dışı Bulutsular" diye isimlendirilir. Samanyolu dışı bulutsular'ın ortalama parlaklığı, yaklaşık olarak güneşin parlaklığından 800 milyon kez daha güçlüdür. Işıklarının zayıf görünmesi, ışınların aştığı yolun aklımızın almayacağı kadar uzak olmasındandır.Sözgelimi Ay'ın ışığı dünyaya 1/3 saniyede gelir. Buna karşılık, bize en yakın Samanyolu dışı bulutsu olan Magellan nebulası'nın ışıkları ancak 200.000 yılda ulaşır. Teleskoplarla gözlenebilen en uzak Samanyolu dışı nebula ise 2 milyar ışık yılı uzaktadır.              M51 - THE WHIRLPOOL GALAXY IN CANES VENATICI
Parlak Gökada NGC 2903
Kaynak:Zamandayolculuk(Çetin Bal) UZAK GALAKSİGaLaKSileR 
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
 |
|